İnce bağırsak bitiminden anüse kadar olan bölüm kolorektal bölge olarak isimlenir.  Dünyada her yıl yaklaşık bir milyon yeni kolorektal kanser tanısı konulmakta ve her yıl yaklaşık 500 bin hasta kolorektal kanser nedeni ile kaybedilmektedir. Ülkemizde tüm kanserlerin yaklaşık %8’ini kolorektal kanserler oluşturmaktadır. Hastalığın erken tanısı önemli olup, tarama programlarının tedavi başarısındaki olumlu etkisi pekçok çalışmada gösterilmiştir.

Kolorektal Kanserde Hangi Bulgular Görülür?

İştahsızlık, karın ağrısı, kilo kaybı, yorgunluk, anemi gibi özgül olmayan bulgular kolorektal kanserlerde görülebilir. Daha ileri evre hastalarda karın duvarında ele gelen kitle, kanlı dışkılama, bağırsak tıkanıklığı gibi bulgular ortaya çıkabilir. Özellikle makattan kan gelmesi kolorektal kanserlerde erken bir bulgu olabilir ve kolonoskopik incelemeyi gerektirir.

Kolorektal Kanserler Neden Oluşur?

Genetik yatkınlık, bazı ailesel sendromlar, iltihabi bağırsak hastalığı, batı tipi yaşam ve beslenme alışkanlıkları hazırlayıcı faktörlerdir. Lifli gıdalardan fakir beslenme, obezite, yağlı besinlerin ve rafine gıdaların fazla tüketimi kolorektal kanser riskini artırmaktadır. Bu faktörler kolorektal mukozada hücre ya da hücre gruplarında genetik değişim ortaya getirerek hücrelerin sonsuz çoğalma ve yayılma özelliği kazanması ile hastalık meydana gelmektedir.

Kolorektal Kanserde Cerrahi Tedavi Nasıl Uygulanır?

İnce bağırsak bitiminden anüse kadar olan bölüm kolorektal bölge olarak isimlenir.  Dünyada her yıl yaklaşık bir milyon yeni kolorektal kanser tanısı konulmakta ve her yıl yaklaşık 500 bin hasta kolorektal kanser nedeni ile kaybedilmektedir. Kolonoskopi ile alınan biyopsi tanıda altın standarttır. Hastalığın tanısı konulduktan sonra tümörün boyutu ve vücuttaki olası yayılımı görüntüleme yöntemleri ile değerlendirilir.  Uygun evrede saptanmış hastalıkta,  hastalıklı bağırsak segmenti ve bölgesel lenf bezleri temiz sınırlar ile çıkarılır ve kalan bağırsak uçları birleştirilerek sindirim sisteminin devamlılığı sağlanır. Bağırsak tıkanıklığı, tümöre bağlı bağırsak delinmesi gibi acil şartlarda ameliyata alınan hastalarda hastalıklı bölüm çıkarıldıktan sonra bağırsak geçici olarak karın duvarına ağızlaştırılabilir yani torbaya alınabilir. Bu işleme stoma açılması diyoruz. İlave tedaviler tamamlandıktan sonra bağırsak stoma kapatılır. Kolorektal tümör hastalığında ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir ve ortalama iki saat sürer. Uygun evre hastalarda  laparoskopik yani kapalı  yöntem tercih edlir. Ameliyat sonrası ortalama 5-6 gün hastanede kalınır.  Ameliyattan bir hafta sonra alınan parçanın patolojik inceleme sonuçları multidisipliner tümör konseyinde tartışılır ve hastanın bireysel takip ve tedavi programı belirlenir.  Erken evrede tespit edilmiş kolorektal kanserlerde başarı oranı %90 ların üzerinde olup yüz güldürücüdür. Bu nedenle kolonoskopik taramaların düzenli yapılmasını öneriyorum.

İleri Evre Kolorektal Tümörde Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?

Kolorektal Tümör hayati organlara yayıldığı için ameliyat uygulanamaz durumda ise öncelikle kemoterapi tedavisi ile başlanır.  Ancak tümöre bağlı bağırsak tıkanıklığı, kanama ya da delinme sözkonusu ise evre ileri dahi olsa cerrahi tedavi ön planda uygulanır.

Kolorektal kanser için tarama programı

Dünya çapında her yıl bir milyon yeni kolorektal kanser tanısı konulurken,  500.000 hasta kolorektal kanser nedeni ile kaybedilmektedir. Amerikan Kanser Cemiyeti, Amerikan Gastroenteroloji Koleji ve Avrupa Birliği Kalite Güvence Rehberi doğrultusunda ülkemizde de Ulusal Kolorektal Tarama Programı oluşturulmuştur. Laboratuvar test “doğruluğu kesin olmamakla birlikte”, kolorektal kanser taramasında yıllık bazda önerilen tarama yöntemidir.  Kolonoskopi kolorektal kanser ve öncü lezyonların saptanmasında altın standart tarama yöntemi olmakla birlikte maliyet etkinlik nedeni ile 50 yaş ile birlikte on yılda bir tekrarlanarak uygulanmaktadır. Kolonoskopide elde edilen öncül lezyonların varlığı,  kolonoskopinin tekrarlama sıklığını değiştirebilir.  40 yaş itibari ile dışkıda gizli kan tetkiki her yıl yapılacak rutin taramadır. Dışkıda gizli kan pozitif bulunduğunda kolonoskopik inceleme ilave edilir.  Kanda yüksek tespit edilen karsinoembriyonik antijen (CEA) ve CA-19-9  düzeyleri de kolonoskopik incelemeyi gerektirir. Ailede kolorektal kanser varlığında yakalanan bireyin yakalanma yaşından 10 yıl önceki yaşında, çocukları için tarama başlatılmalıdır. Riski artmış bu bireylerde ilk tarama kolonoskopi ile yapılmalıdır.

Kolorektal Tümörde Başarı Oranları

Erken evrede yakalanmış kolorektal tümörlerde hastalıktan kurtulma oranları %90’ın üzerindedir. Lenf bezi metastazı saptanmış hastalarda kemoterapi ve rektum tutulumunda radyoterapi tedavileri ilave edilir. Cerrahi sonrası darlık, kanama, kaçak ve yara infeksiyonu gibi komplikasyonların görülme oranı %10’un altındadır. Deneyimli merkezlerde yapılan kolorektal cerrahi komplikasyon oranları oldukça düşüktür. Ameliyatın başarısı kadar ameliyat sonrası takip ve bakım büyük önem taşır. Hekim hastayı günde en az iki kez görmeli ve olası komplikasyonların farkına varabilmelidir. Yara bölgesi, bağırsak sesleri, ağrı kontrolü ve beslenme düzeyi muayene ve kan tetkikleri ile sıkı bir şekilde takip edilmelidir. Evre durumuna bağlı olarak kolorektal tümörlerde lokal nüks oranı %1,2-36 arasında bildirilmektedir. Peritoneal yayılım hastaların %13’ünde mevcuttur. Bu hastalarda sitoredüktif cerrahi ve HIPEC tedavisi ile beş yıllık  medyan sağkalım 12,6 aydan 22,3 aya uzatılabilmiştir.