Related imagePankeas karında mide arkasında bulunan, salgıladığı enzimler ile sindirimde, salgıladığı hormonlar ile kan şeker düzeyini ayarlayan bir organdır. Diğer sindirim sistemi kanserlerine göre daha az sıklıkta görülür ancak yerleşim yeri nedeni ile genellikle sinsi seyreder ve geç dönemde bulgu verir. Pankreas kanseri tanısı konulan hastaların ancak %10-20’si ameliyat edilebilir evrede yakalanmaktadır.  Sigara, alkol, yağlı diyet, liften fakir beslenme, tip 2 diyabet hastalığı, kronik pankreas iltihabı ve ailesel pankreas iltihabı hastalığın bilinen sebepleridir.

Pankreas Kanserinde Hangi Klinik Bulgular Görülür?

Karın ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı erken dönemde görülür. Hastalık ilerledikçe sarılık, kusma, kan şeker düzeyi bozuklukları, karında kitle ve yaygın lenf bezi büyümeleri ortaya çıkar.

Pankreas Kanserinde Biyopsi ile Tanı Koymak Şart mıdır?

Belli klinik bulguların ve bunu destekleyen görüntüleme yöntemlerinin varlığında tedavi şeklini değiştirmeyeceği için biyopsi şart değildir.

Pankreas Kanserinde Tedavinin Biçimlendirilmesi

Hastalık tanısı genellikle görüntüleme yöntemleri ile ortaya konulur. Hayati damar tutulumlarının ve uzak organ sıçramalarının olmadığı durumda gecikilmeden cerrahi tedavi uygulanır. İleri evre  tümörlerde tedaviye kemoterapi ile başlanır. Tedavi öncesinde safra kanalı tıkanıklığına bağlı  karaciğer enzimlerinde ve bilirubin değerlerinde ciddi yükseklik varsa önce bu tıkanıklığın giderilmesi gerekir. Cerrahi tedavi için anestezi uygulaması ya da kemoterapi tıkanıklık düzeltilmeden uygulanırsa karaciğer yetersizliği oluşabilir. Bu nedenle bazen safra kanalına ERCP ile stent konulması ya da karın duvarından karaciğer içine drenaj kateteri yerleştirilmesi gerekebilir.  Tüm bu işlemler ve planlama  ciddiyet gerektirir ve multidisipliner konseyde tartışılarak kararlar alınır.

Pankreas Kanserinde Cerrahi Tedavi Nasıl Uygulanır?

Pankeas karında mide arkasında bulunan, salgıladığı enzimler ile sindirimde, salgıladığı hormonlar ile kan şeker düzeyini ayarlayan bir organdır. Diğer sindirim sistemi kanserlerine göre daha az sıklıkta görülür ancak yerleşim yeri nedeni ile genellikle sinsi seyreder ve geç dönemde bulgu verir. Pankreas kanseri tanısı konulan hastaların ancak %20’si ameliyat edilebilir evrede yakalanmaktadır. Görüntüleme yöntemleri bize hastalığın vücuttaki yaygınlığı hakkında bilgi verir. Bu tümörlerde konum nedeni ile biyopsi genellikle uygulanmaz Hayati damar tutulumunun ve uzak organ sıçramalarının olmadığı erken evre pankreas tümörlerinde cerrahi tedavi ile başlanır. Pankreas başına yerleşmiş tümörlerde Whipple ameliyatı uygulanır ki bu cerrahide bilinen en kapsamlı ameliyatlardandır.  Midenin alt bölümü, safra yolu ve safra kesesi, onikiparmak bağırsağı, pankreas başı ve bölgesel lenf bezleri çıkarılır. İnce bağırsak kullanılarak sindirim sistemi tekrar yapılandırılır. Genel anestezi altında yaklaşık 3-4 saat süren bu ameliyattan sonra hasta yoğun bakıma alınır.  Eğer tümör pankreasın gövde ya da kuyruk bölümünde ise pankreas başı korunarak gövde ve kuyruk bölümü çıkarılır. Ameliyat sonrası ortalama hastanede kalış süresi 1 haftadır. Çıkarılan piyesin patolojik inceleme sonuçları multidisipliner tümör konseyinde tartışılır ve bireysel tedavi planlaması belirlenir.

Pankreas Kanserinde Cerrahi Tedavinin Başarısı

Çevre organlara ve lenf bezlerine yayılmamış pankreasa sınırlı durumlarda yani erken dönemde saptanmış hastalıkta cerrahi başarı oranı yüksektir. Ancak lenf bezi ya da uzak organ yayılımı olan tümörlerde beş yıllık sağkalım oranı %10 olup oldukça düşüktür. Ameliyat sonrası ortaya çıkabilecek komplikasyonları sindirim sisteminin yeniden yapılandırılmasına bağlı kaçaklar, karın içi kanama ve abse, yara infeksiyonu, damar içi pıhtılaşmalar ve solunumsal problemler oluşturur. Bu komplikasyonların görülme oranı %10-15 civarındadır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.