Genellikle kuyruk sokumu bölgesinde akıntı, ağrı ve iltihaplanma ile kendini gösteren bir hastalıktır. Günümüzde başarısı kanıtlanmış en iyi yöntem cerrahi rezeksiyondur. Lezyonun bulunduğu bölge temiz sınırlar ile çıkarılır. Cilt ve ciltaltı dokusu onarılırken ameliyat bölgesinde sıvı birikimini önlemek için birkaç gün emici dren kullanılır.  Eğer çıkarılacak alan geniş ise ya da nüks pilonidal sinüs hastalığı mevcutsa flep ile onarım tercih edilmelidir. Limberg Flep bu durumda en sık kullanılan flep tipidir. Ameliyat sonrası 12 gün sonra dikişler alınır. Ameliyat sonrası nüks oranı %5-15 arasındadır. En sık görülen komplikasyon yara infeksiyonudur. Bu nedenle dikişler alınana kadar ameliyat alanının temiz tutulmasına özen gösterilmelidir.

Pilonidal Sinüs Hastalığında Tedavi Seçimi

Küçük pilonidal sinüs hastalığında eksizyon sonrası primer onarım uygulanabilir. Bu yöntem ile eksizyon sonrası yaranın açık bırakıldığı yöntem arasında başarı oranı açısından fark yoktur. Büyük pilonidal sinüs hastalığında ya da nüks hastalıkta ise eksizyon sonrası fleple onarım seçkin yöntemdir. Fleple onarım tekniğinde komşu yumuşak dokudan doku kaydırma yapılır ve defekt bu doku ile doldurulmuş olur. Primer onarım ya da fleple onarımda dikişler 2 hafta sonunda alınır. Yara iyileşmesi tamamlandıktan sonra bölgenin tüylerden arındırılması hastalığın tekrar etmemesi için önemlidir. Lazer epilasyon bölgenin kalıcı olarak temiz kalmasını sağlar ve nüksü engeller.

Pilonidal Sinüs Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilecek Durumlar

Ameliyat sonrası bir gece hastanede kalınır. Taburcu olduktan sonra 5 ya da 6.gün kontrole gelinir. Kontrolde emici dren ağrısız olarak çıkarılır. Yara yeri temiz ise banyoya izin verilir. Ameliyat sonrası çömelmeye ya da yer tuvaletlerini kullanmaya izin verilmez. Yürümek ve araç kullanmak serbesttir. Yatakta istenildiği gibi yatılabilir.

Pilonidal Sinüs Hastalığında Alternatif Tedavi Yöntemleri

Fenol Tedavisi : Lokal anestezi altında kist ve içeriğinin temizlenmesinden sonra fenol kristallerinin alana yerleştirilmesi ve günaşırı hastanın takibi ile uygulanır.   Birkaç seans olarak tekrarlamak gerekebillir. Aynı gün normal yaşama dönülmesi avantaj olmasına rağmen nüks oranlarının %30-50 civarında olması yöntemin uygulanmasını kısıtlamaktadır.

Bascom Tekniği (Mikrosinusektomi)  : Lokal anestezi altında sinüs ağzından girilerek kılların temizlenmesi ve kistin çok küçük bir kesi ile çıkarılmasıdır.   Aynı gün normal yaşama dönülmesi ve kesi izinin az olması işlemin avantajıdır. Ancak nüks oranlarının %20-40 arasında olması yöntemin uygulanmasını kısıtlamaktadır.

Gümüş Nitrat Tedavisi: Lokal anestezi ile kist içeriğinin temizlenmesinin ardından gümüş nitrat denilen yakıcı kimyasal ile kist cidarının harap edilmesine dayanan yöntemdir.  Birkaç seans olarak tekrarlamak gerekebilir. Nüks oranları fenol tedavisi ile benzerdir.

Lazer Tedavisi : Pilonidal Sinüs Tedavisi için kullanımı oldukça yenidir. Lokal anestezi altında kist içindeki kıllar temizlendikten sonra laser enerjisi ile kist cidarının yakılması ile tedavi sağlanır. Nüks oranları fenol tedavisi ile benzerdir.

Pilonidal Sinüs Hastalığında Tedavi Sonrası Korunma

Ameliyat sahasının ve çevresinin kıldan arındırılması önemlidir. Bunun için ideal yöntem laser epilasyondur. Geçici olarak kıl dökücü kremler de kullanılabilir. Sık banyo yapmak, iç çamaşırları sık değiştirmek özellikle kıl miktarı fazla olanlarda bu bölgede tekrar kıl batmalarına önlem olmaktadır.

"
İnsanın ruhu kandil, bilim onun aydınlığı ve Tanrısal bilgelik de kandilin yağı gibidir. Bu yanar ve ışık saçarsa o zaman sana “diri” denilir."
- "İbn-i Sina"